TEKNOLOJİDE SAAT KAÇ ?

TEKNOLOJİDE SAAT KAÇ ?

Yeni bir çağ başladı mı bilemiyoruz ama son 10 yılda yaşanan değişim geçmişin izlerini tümüyle sildi süpürdü. “Ağ toplumu” kavramını internetin yaygınlaşmasına bağlayan tanımlar, mobil cihazların gelişimi ile yeni bir çağın başladığını bildiriyor.



Haber: Zehra SAYAN

Teknolojinin gelişimini bir saat kadranı üzerinde hayal edin. Teknoloji adına atılan ilk adımdan bu yana akrep ve yelkovan hiç durmadan ilerlemesini sürdürüyor. Matbaanın bulunması, pusulanın keşfi, ilk elektrik bataryası, ilk fotoğraf çekimi ve daha nicesi, bugün kullandığımız teknolojilerin temellerini oluşturdu. Özellikle bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişim son kullanıcı dediğimiz tüketicilerin hayatını birebir etkilerken bunun yanında diğer sektörlerin kalkınması ve gelişimi için de bir kaldıraç etkisi yarattı.

Bugün makinelerin birbirleriyle konuştuğu, giyilebilir teknolojik cihazlar ile sağlık çözümleri, devletin elektronik sistemde aldığı rol ve toplumun her kesimini etkileyen gelişimi ışık hızında izliyoruz. Geçmişte gigabyte’ların devasa büyüklüğünün hard disk içinde olmasına hayret eden bir nesil, bugün internet bağlantı hızının bu kavramla olmasını talep ediyor.

Bugün herkesin hemfikir olduğu, adaletten eğitime, sağlıktan enerjiye, ev yaşamından toplumsal hayatın tüm unsurlarına kadar teknoloji ile iç içe olduğumuz gerçeği. Bu gerçeğin hızla hayatımızın her alanına yayılması, geleceğe ilişkin öngörüleri teknoloji şirketlerinin gelişmesine bağlamış durumda.

CİHAZLAR AKILLANDIKÇA…

Teknoloji, herkesin elinde bulunan “akıllı” cihazlarla dünyayı parmaklarımızın ucuna indirdi. Prof. Dr. Şahin Albayrak,  teknolojinin günümüzde geldiği nokta sayesinde daha önce gözlenmesi mümkün olmayan bilgilere erişim mümkün olduğu gibi yaşam ile ilgili her türlü anı ve tecrübeyi kaydedip saklamak dahi artık gerçekleştirilebilir bir hedef olarak görüldüğünü belirtiyor. Teknolojinin bir yan ürünü olarak ortaya çıkmaya başlayan ve muazzam boyutlara ulaşan ‘Bilgi’nin artık şirketlerin değerine değer katan bir kaynak haline gelmeye başladığına işaret eden Prof. Dr. Albayrak, “Öyle ki, bazı analistler ‘Bilgi’yi 21. yüzyılın petrolü olarak değerlendirmektedir” yorumunu yapıyor.


Prof. Dr. Şahin Albayrak

AK Parti Adana Milletvekili ve TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Necdet Ünüvar, son on yıl içinde bilgi ve iletişim teknolojilerinde büyük bir değişim ve gelişim yaşandığına işaret ederek, “Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki yenilikler ve küresel ölçekte yaşanan e-dönüşüm süreci, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatın her alanını ve toplumun tüm kesimlerini etkiliyor” diye konuşuyor.

Özellikle 3G mobil haberleşme hizmetlerinin sunulmaya başlanmasıyla birlikte, kullanıcıların mobil genişbant internetle tanışması, bu sayede bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin son kullanıcılara ulaşmasının daha da hızlandığını belirten Prof. Dr. Ünüvar, bu durumun tüketici tercihlerinin değişmesini ve sürekli yeni ihtiyaçlar doğmasını sağladığına işaret ediyor.  


CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger

CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger ise, teknoloji kullanımında, ana amacın daha iyi yaşamak olduğunun altını çizerken “Teknoloji de tamamen bir araçtır” değerlendirmesinde bulunuyor. Özellikle eğitimde teknoloji kullanımının önemine işaret eden Aksünger, “Eğitimini bilimsel öğretilere dayandırarak oturtmamış bir toplum gelişmişlik seviyesine erişemeyeceği gibi ileri teknoloji birikimini de sahip olamaz” değerlendirmesinde bulunuyor. Aksünger, bu noktada FATİH Projesi’nin teknolojik bir kalkınma modeli olduğunun da altını çiziyor.

MOBİLSİAD Başkanı Prof. Dr. Kerem Alkin de bilgi toplumu araçlarının ve özellikle mobil cihazların ihtiyaç olmaktan ziyade hayatımızı idame ettirebilmek adına bir gereklilik haline geldiğini, akıllı telefonlarda yer alan uygulamalar dahi günlük hayatımızın bir vazgeçilmezi olduğunu, “Ortalama bir tüketici olarak bizler, eğer bir dakika durup elektriğin ve elektrikli cihazların hayatımızdan çıktığını hayal edebilirsek teknolojinin hayatımızda nasıl büyük bir yer kapladığını ve onsuz hayatın bizler için nasıl paramparça bir hal aldığını anlayabiliriz” sözleriyle değerlendiriyor. 

MOBİL- İNTERNET- YATIRIM- DÖNÜŞÜM VE RİSK

Mobil teknoloji ve akıllı cihazlar ile internetin yükselişi yeni dönemin belirleyici unsuru olacağı kaçınılmaz görünüyor. Mobil internetle birlikte, medya, internet, finans, sağlık gibi farklı sektörlerde de hizmet sunum şekilleri değişmeye başladı. Mobil teknolojinin gelişimi ise özellikle sabit hatlarda yatırımı, yani fiber teknolojinin yükselişi anlamına geliyor. Mobil tarafta ise 3G yatırımları hız kazanırken, 4G yatırımları bugünden konuşulmaya başlandı.

Prof. Dr. Necdet Ünüvar, “Mobil internet olanakları sayesinde, internete bağlanmak için ev, iş yeri, internet kafe gibi mekânlara duyulan ihtiyaç ortadan kalkmış, internete bağlanmak mekandan bağımsız hale geldi” diye konuşuyor. Ulaşılan yüksek veri indirme hızlarının da büyük dosyalara erişimde zamandan tasarrufu ve işlem hızını da birlikte getirdiğini belirtiyor. 

Prof. Dr. Kerem Alkin, Toplumun iletişim, ticaret, çalışma ve eğlence alışkanlıklarına yansıyan değişimin sabit ve mobil geniş bant teknolojilerindeki gelişmeleri doğrudan etkilediğine işarete diyor. Prof. Dr. Alkin, ilerleyen dönemlerde sosyal ağların yükselişinin devam etmesi ve kullanıcıların internet içeriği oluşumda daha etkili olmasını beklediğini belirtiyor.

Prof. Dr. Şahin Albayrak ise altyapı sağlayıcı operatörlerin yüksek değerli altyapılarının, internet üzerinden içerik ve servis sağlayan büyük firmaların baskısı altında kalarak sadece “veri taşıyan borulara” dönüşme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu belirtiyor. “Google, Yahoo, Facebook, Twitter gibi internet şirketleri servislerini kullanıcıya ulaştırmak için telekom altyapılarını kullanıyorlar ve bu altyapıya ciddi bir katkı sağlamadan büyük karlar elde ediyorlar” diyen Prof. Dr. Albayrak, servislerin altyapıdan çok daha fazla değer ve karlılık yaratma potansiyeli olduğunun ortaya çıktığına işaret ediyor.

Prof. Dr. Şahin Albayrak’ın bir de önerisi var: “Gelecekte telekom altyapısı devletin de düzenleyici ve denetleyici bir rol alabileceği tek bir kuruluş tarafından sağlanabilir. Bu muhtemelen bir çok şirketin katılımıyla oluşan sivil toplum yapısı ile olacaktır.”

Albayrak sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu sayede hem daha az yatırım israfı ve altyapının daha etkin kullanımı sağlanmış olur, hem de telekom operatörleri altyapı yerine daha çok yenilikçi servis geliştirerek kullanıcılara sunmaya odaklanma şansına sahip olur. Servis ve ürünlere odaklanmak, inovasyon potansiyeli yüksek olan daha dinamik bir piyasa ortamı doğuracak ve bu alandaki katma değeri artıracaktır.”

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM: 4G, DAHA FAZLA MOBİL, DAHA FAZLA FİBER…

Sürekli artan kapasite ve genişleyen özellikleri sayesinde iletişimin ötesinde birçok ihtiyaca cevap vermeye başlayan akıllı telefonlar bazı eski cihazlara olan gereksinimi de ortadan kaldırmaya başladı. Örneğin akıllı cep telefonlarının sunduğu üstün fonksiyonlar sayesinde, dijital fotoğraf makinesi, hesap makinesi ve çalar saat gibi bazı cihazlar artık birçok kişi için ekstra ihtiyaç olmaktan çıktı bile. Prof. Dr. Şahin Albayrak, akıllı mobil cihazlar ve bunların barındırdığı teknolojiler önümüzdeki yıllarda da artan oranda en fazla ihtiyaç duyulan teknolojik araçlar olacağını belirtiyor.

Akıllı ev sistemleri ve kendi kendine yetebilen enerji/çevre dostu binalar üzerine araştırma ve uygulamalar da hızla devam ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Albayrak, “İnşaat sektörünün çok aktif olduğu Türkiye’de de aslında bu konuda büyük bir potansiyel var. Önümüzdeki yıllarda bu konularla ilgili olarak ağ bağlantılı ve akıllı ev eşyaları ile cihazlar arası iletişim ön plana çıkacak. Uzaktan yönetilebilen akıllı ev cihazlarının kullanıcılar tarafından kolay biçimde kurulup kullanılmasına olanak sağlayacak ev servis platformlarının orta ve uzun vadede piyasaya yerleşmesi beklenebilir. Bu da akıllı ev teknolojilerinin ve yeni nesil cihazların kullanıcılar tarafından daha fazla benimsenmesini ve kullanılmasını sağlayacaktır” diye konuşuyor.

Prof. Dr. Necdet Ünüvar da IPTV, bulut bilişim, temaslı-temassız mobil ödeme sistemleri, akıllı ev ve akıllı şehirlerin de mobil ve sabit genişbant kullanımını artırması bekleyenlerden.  “Tüm bu gelişmeler ve değişen kullanım alışkanlıkları nedeniyle, önümüzdeki dönemde, daha yüksek hızlarda veri iletim ihtiyacı ile karşı karşıya kalınması beklenmektedir” diyen Prof. Dr. Ünüvar, önümüzdeki yıllarda, genişbant internet ve mobil cihazlara olan eğilimin ve ilginin artarak devam etmesini beklediğini vurguluyor.


Prof. Dr. Necdet Ünüvar

Özellikle, 4G hizmetinin sunumundan sonra, makineler arası iletişimin gelişeceğini vurgulayan Prof. Dr. Ünüvar, “Her bireyin vatandaşlık numarası gibi birer IP ile yer alacağı ve bireylerin de cihazlarıyla birlikte iletim ortamının birer parçası olacağı düşünülmektedir” diye konuşuyor.  

Geleceğin iletişim teknolojilerinde bugün kullanılan cihazların yetersiz geleceği vurgusunu yapan Milletvekili Erdal Aksünger ise, şu değerlendirmeleri paylaşıyor:

“Artık 3. nesil fiber optik kullanımının da yaygınlaşması ve data bant genişliğinin iyice büyümesiyle iletişim tamamen görüntülü ve sesli hale dönüşecektir. Bu gün son teknoloji olarak kullandığımız cihazlar artık bize ilkel gelmeye başlayacaktır. Her yerden hatta evimizden, ofisimizden bile görüntülü bağlantılar yapabilecek bir konuma gelinecektir. İnsanlar hem görüntülü hem de sesli olarak birbirleriyle iletişim kurabilecekler. Ayrıca kullanılacak cihazlar daha küçülecek da ucuz maliyetle elde edilebilecektir.”

Aksünger’in Türkiye’nin teknoloji transferi için acil bir eylem planı yapması gerektiği yönünde de bir uyarısı var. “Türkiye’nin uluslararası alanda rekabet gücünün arttırılabilmesi amacıyla, genç nüfusun etkin bir şekilde kullanılması, eğitim ve istihdam politikaları geliştirilmesi, nitelikli işgücünün yetiştirilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmalıdır” diyen Aksünger, özel sektör, üniversiteler ve kamu destekli oluşumların birlikteliğini sağlayarak, teknoloji üreten firmalara yurt içinde ortak yatırımlar yapmasını teşvik etmesi, sermaye, fiziki şartlar ve insan kaynağı açısından gerekli desteklerin sağlanmasının gerekliliğini vurguluyor.


Prof. Dr. Kerem Alkin

Prof. Dr. Kerem Alkin, önümüzdeki yıllarda, akıllı telefon, tablet ve giyilebilir cihazların yükselişinin devam edeceği öngördüklerini vurguluyor. Alkin sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Arttırılmış gerçeklik (augmented reality)  uygulamaları ve mobil ödeme gibi trendlerin de önümüzdeki 3 ile 5 yıl içinde ciddi bir artış yaşaması ve günümüzde, yeni yeni ortaya çıkan ve 3 ile 5 Milyar dolar arası bir hacme sahip olan giyilebilir teknolojilerin ilerleyen dönemlerde (2017 yılı itibariyle) 50 Milyar dolara seviyelerine ulaşması beklenmektedir. Bu gelişmelerin yanısıra, M2M (Makineler arası iletişim)’deki  artışın  etkisi ile insan insana olan iletişim, insan-makine-makine haline gelecektir. Günümüzde Dünyada yer alan 800 Milyon M2M cihaz rakamının, 5 yıl içinde yüzde 212 büyüyerek yaklaşık 2.5 Milyar ulaşması yapılan tahminler arasındadır.”

TÜRKİYE’NİN İLKLERİ

-Türk milleti ilk telefonu Osmanlı Devleti döneminde 1908 yılında kullanmaya başladı.

-Kadıköy ve Beyoğlu santralları 1911 yılında hizmete açıldı.

- İlk otomatik telefon santralı cumhuriyet döneminde Atatürk'ün emriyle 1926 yılında Ankara'da kuruldu. Ardından diğer il merkezlerinde de telefon santralları kurulmaya başlandı. Kısa bir süre sonra kurulan santrallar aracılığıyla bütün iller arası telefon haberleşmesi başlamış oldu.

- PTT'nin 1970'lerden sonra yaptığı çalışmalarla telefon, Türkiye'de geçte olsa süratle yayılmaya başladı.

-Türkiye’de ilk banka otomasyonu 1981’de gerçekleşti. ATM’ler kuruldu. İlk ATM’yi İş Bankası kurdu. Adı Bankamatik oldu.

-Türkiye'de radyo yayıncılığı 1927 yılında başladı.   

-Türkiye'de televizyon yayınları ilk kez İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından 9 Temmuz 1952 günü başlatıldı. 1. banttan 100 watt güçle yayın yapan İTÜ Tv vericisi Philips şirketinden edinildi.

 -İlk renkli televizyon yayını 1976'da gerçekleşti.




0 Yorum

Yorum Yap