SİYASETTE EZBERLERİ BOZAN DÜNYA: SOSYAL MEDYA

SİYASETTE EZBERLERİ BOZAN DÜNYA: SOSYAL MEDYA

Barack Obama’yı ABD Başkanlığı’na taşıyan sosyal medya, Türkiye’de de yerel seçime 2 ay kala popülaritesini arttırdı. Ancak adayların uzun yıllar boyunca kurdukları imajın, 140 karakterle yerle bir olmaması için, bu karmaşık dünyayı iyi çözümlemesi ve doğru adımları atması gerekiyor.



Türkiye, dünya ile eş zamanlı olarak çok büyük bir devrimin en sancılı dönemlerini yaşıyor. Bir yanda geleneksel değerleri ve alışkanlıklarımızı yaşatırken, diğer yanda dijital çağın getirdiği yeniliklere son sürat ayak uydurmaya çalışıyoruz. Bu çağın da en büyük yeniliği hiç şüphesiz adına Sosyal Medya denilen sanal dünya düzeni. Ne iş yaparsanız yapın, ne satarsanız satın, daha büyük bir kitleye ulaşmak için bu dünyaya adım atmanız gerekiyor. Kısacası bu dünya yani Sosyal Medya ezberleri bozuyor.

 

Sosyal medyanın en büyük etkisi de ülkemizde siyaset alanında yaşanıyor. Apolitik olduğu düşünülen genç kesimin dahi söz konusu siyaset ve siyasetçiler olduğunda takdir ve eleştirilerini en çok bu alanda yönelttiklerini görüyoruz. Bunun farkında olan siyasetçiler de yaklaşan yerel seçimler öncesi iş planlarına “Sosyal Medya çalışmaları”nı da aldı haliyle. Ancak bizim için çok yeni olan bu kavram doğru kullanıldığında bir insanı halkın gözünde “kahraman”a çevirebilirken, bunun tam tersine kariyerini dahi bitirebiliyor.

 

Dünyada sosyal medyanın siyasetçiler tarafından doğru kullanımına verilebilecek en güzel örnek Barack Obama’nın ABD Başkanlık seçimlerini yürüttüğü sırada sergilenen sosyal medya çalışmaları olacaktır şüphesiz. Obama’nın seçimi kazandıktan sonra eşine sarılarak “Four more years” yorumu ile paylaştığı fotoğraf, bugün en çok retweet edilen tweet olma unvanını taşıyor.

 

“SOSYAL MEDYADA SADECE BAŞARI ÖYKÜLERİ YOK”

 

Dünya’da bu derece yaygın ve etkin kullanılan sosyal medyaya karşı Türkiye’de hala çekingen bir algı olduğunu söylemek de yanlış olmaz. Bilinmezliklerle dolu bu dünyaya adım atmak, adaylar açısından ciddi bir risk teşkil ediyor. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Necmi Emel Dilmen, seçim dönemlerinde sosyal medya kullanımının en etkin ve en hesaplı yol olduğunu belirtiyor ancak adayların dikkat etmezse karşı karşıya kalabileceği sorunları da şöyle sıralıyor:

“Burada dikkat edilmesi gereken nokta; bu ucuz yol üzerinde doğru hareketleri, doğru stratejileri, doğru zamanlamayı ve doğru mecraları kullanmazsanız bırakın insanlara ulaşmayı kendi eşiniz dostunuzdan başka kimsenin sizi duymaması riskiyle de karşı karşıya gelebilirsiniz. Düşünsenize bir Facebook sayfası açtınız ve Facebook’a reklam verdiniz. Bu reklam içinde 100*72 piksellik bir resim, 25 karakterlik bir başlık ve 90 karakterlik bir metin kullanma şansınız var. Bu kısıtlı alanda ne dediğiniz veya oradaki mesajın hangi stratejinin devamı olarak söylendiği asıl önem arz eden nokta. Ayrıca sosyal medya öyle ilginç bir alan ki özellikle Türkiye gibi övgüden çok yerginin prim yaptığı bir ülkede açık verdiğiniz anda seçime dair pek bir umut beslemenize gerek kalmayabilir. Bunun örneklerini açıkçası görüyoruz ve seçime kadar da görmeye devam edeceğiz sanırım.

 

Son olarak şunu da ilave etmek gerekiyor. Sosyal paylaşım ağlarında herkesin bir hesabı olması,  orada kişisel paylaşımlarda bulunulması, kişinin istediği konular hakkında söz söylüyor olma özgürlüğü büyük bir yanlışı tetikliyor. Herkes sosyal medya uzmanı olduğunu, bu mecrayı iyi bildiğini ve burada hep başarı öyküleri yazıldığını sanıyor. Halbuki sosyal medyada sadece başarı öyküleri yok ve herkes bu mecrayı bir kampanya yürütebilecek bir strateji oluşturarak onu sonuca götürecek kadar iyi bilmiyor. Zaten bunun sonucunda da kitleler tarafından alay konusu olan videolar, sözler, bilgi eksiklikleri ve buna bağlı yanlış ifadeler insanların haber akışlarında yer alıyor.”

 

“TEMELİ OLMAYAN ŞEY YIKILMAYA MAHKUM”

 

Sosyal medya uzmanı Arman Acar da, Türk halkının seçim dönemleri yapılan hizmetlere alışmış bir halk olduğunun altını çizerek, seçim dönemine sıkıştırılan sosyal medya çalışmalarının etkilerini şöyle özetliyor:

 

“Adayların sosyal medya kullanımları da ya seçim dönemlerinde başlıyor ya da artıyor. Evet kullanım oranlarının artması iyi fakat bu sefer de son aylara yetiştirilen sosyal medya çalışmaları maalesef bir çok hata ile dolu ya da bir çok iletişim krizlerine sebep olabiliyor. Çoğunlukla hız ve siyaset bir araya gelince tecrübesiz danışmanların elindeki hesaplar kazaya sebep olabiliyor. Çok başarılı istisnaları saymazsak eğer durum dünyada da pek farklı değil aslında. Siyasetçiler maalesef son dakika aksiyonlarını seviyorlar. Temeli iyi olmayan her şey yıkılmaya veya tekrar yapılmaya mahkum.”

 

ÖN KOŞUL SAMİMİYET

 

Uzmanlar, sosyal medyada kısa zamanda dahi olsa doğru mesajları vermek için adayların öncelikle samimi ve içten olması gerekliliğine dikkat çekiyor. Klasik siyaset ve siyasetçi anlayışından çıkarak daha sokakta olduğu gibi sosyal medyada da halktan biri imajına sahip olan adayların, şansı yükseliyor. Doç.Dr. Necmi Emel Dilmen, özellikle genç seçmene ulaşmak isteyen adaylara şu önerilerde bulunuyor:

 

“Adayın sahip olduğu imajı “resmi, samimiyetsiz ve soğuk” olmaktan kurtaracak bir yaklaşım izlenmeli, adayın bir siyasi figürden çok halkın içinden çıkan bir birey olduğu vurgulanmalı, vatandaşa üstten bakan veya donuk ifadeler içeren bir dil kullanımından kaçınılmalıdır.

Ülkede önemli güce sahip siyasetçilerin Twitter hesapları bunun tam tersi bir yol izleyerek yönetildiğinden, sık sık mizah konusu olarak kullanılmaktadır, dolayısıyla adayların mesajlarını kendileri vermeleri, hatta mümkünse tweet’leri birisine yazdırmaktansa kendi atmaları daha samimi bir izlenim yaratacaktır, tabi bunu yaparken gerekli danışmanlıkların alınması gerekliliğini de unutmamak gerekmektedir.

 

Bunların yanı sıra, bu elbette bir kampanya aktivitesi olarak tanımlanabilir, dolayısıyla adayın imajını olumlu etkileyecek stratejiler de kullanılmalıdır. Önemli olan tek nokta, bu stratejilerin belli edilmeden, doğal bir şekilde yapılan tanıtım/etkileşim akışına dahil olabilmesidir. Ülkede siyasetçilere yönelik genel bakışın kendisini en çok sosyal ağlarda ortaya koyduğu da düşünülürse, kullanıcı gruplarını iyi tanımak ve ona göre yaklaşımlar oluşturmak sağlıklı bir strateji için en önemli adımlardır.”

 

Doç. Dr. Necmi Emel Dilmen:

“Sosyal, etkin bir hedef kitle analizi yapılabilmekte ve hedeflenen kitleye %99 başarı ile ulaşılabilmektedir. Adayların bu minvalde dikkat etmeleri gereken en önemli husus; doğru hedef kitleye, doğru mesajı, doğru zamanlama ile ulaştırmaları gerektiğidir. Çünkü adayın burada öncelikli amacı kendisine oy verme potansiyeli olanlardan ziyade bu fikirden uzak kesimlerin dikkatlerini kendi üzerine çekmek doğrultusunda olmalıdır.  Bu anlamda mesajlar doğru belirlenmeli ve doğru kanallardan kitlelere ulaştırılmalıdır.”

 

SAHTE İŞLEMLER REZİL EDİYOR

 

Arman Acar da adayları en çok sahte işlemler kullanılmaması gerektiği konusunda uyarıyor. “Son dakika golleri atmadan önce paylaştıklarının önünü ve arkasını iyice düşünmeleri gerekiyor. Gol atmak güzel olsa da neler olur, halk ne düşünür, takipçiler konuyu nereye çekerler ince eleyip sık dokumak lazım” diyen Acar, şöyle devam ediyor:
“Şu anda son dakika gollerinden daha da tehlikelisi maalesef yapılan sahte işlemler. Binlerce aynı tweeti paylaşan insanlar, bot içerikler, sahte gündem oluşturmalar, photoshop işleminden geçirilmiş fotoğraflar… Maalesef birçok popüler adayın en sık düştüğü hatalardan biri bu. Milyonlarca insana ulaştırılacak vaadi ile iletişimden anlamayan insanların yaptığı işlemler neticesinde rezil olabiliyorlar.
 
Elbette bir adayın tam zamanlı sosyal medyaya vakit ayırma şansı olmayabilir. Fakat en azından sosyal medyanın gerçekten ne olduğunu, daha da önemlisi iletişim kurmanın ne demek olduğunu çok iyi öğrenmeleri ve kendi adlarına yapılan işleri kontrol etmeleri gerekiyor. Çünkü farkında bile olmadıkları çok küçük bir içerikte yapılan küçük bir oynama, sosyal medyada bir anda alay konusu olmalarına yol açabiliyor. Markalar gibi siyasetçilerin sosyal medya yönetimlerinde de bunun örneklerini bolca görüyoruz.”

 

Sosyal Medya Uzmanı Arman Acar:

 “İnsanlarla iletişimin birçok yolunun olduğu bir dönemdeyiz. Sosyal medya sayesinde neredeyse bire bir görüşüyormuşçasına insanlara yaklaşabiliyor ve aynı samimiyetle yüzbinlere milyonlara ulaşabiliyoruz. Doğru temeller ve doğru kullanım ile sosyal medya düşmanınız değil dostunuz olur. Dost olmaya çalışıp amacına uygun bir araç olarak kullandığınız zaman kazanan taraf siz olursunuz.”


UZMANINDAN UYARILAR

 

-Zaman harcanan her işin bir mali değeri vardır. Adayın bu süreçte sosyal medyadan doğru yararlanabilmesi için mutlaka iletişim uzmanlarına, insanların dilinden iyi anlayan metin yazarlarına, hakkında yazılanları takip edecek ve analizini sağlayacak kişi veya şirketlere mutlaka yakın olması gerekiyor. Bunun için kendisi bir birim kurabilir ya da işini iyi yapan bir çok tam hizmet ajanslarından biri ile çalışabilir.

 

-Billboard, televizyon, radyo, afişler, bayraklar için harcanan milyonların yanında sosyal medya iletişimi için harcanacak kaliteli paranın geri dönüşümü de kaliteli olacaktır.

 

- Maliyetle alakalı konuda viral etkiyi yakalayabilecek adayın çok da para harcamadan bu işi başaracağı söylenebilir. Ancak bu viral etkiyi sağlamanın maalesef bilinen yüzde 100 bir formülü bulunmamaktadır.

 

- Sosyal Medyada başarı, biraz da kişinin kendisiyle barışık olması, olaylara komplekssiz yaklaşım ve ciddi bir mizah anlayışına sahip olmasından geçmektedir. Dolayısıyla bunu iyi kullanan adayın başarılı olma ihtimali gerçekten çok yüksektir.

 

- Sosyal medya, özellikle genç seçmenin oyunun rengini belirlemek için çok temel bir mecra olacaktır.




0 Yorum

Yorum Yap