ARBOR NETWORKS TÜRKİYE YATIRIMLARINI ARTTIRIYOR

ARBOR NETWORKS TÜRKİYE YATIRIMLARINI ARTTIRIYOR

2013 yılında Türkiye temsilciliğini açan kurumsal ve servis sağlayıcı ağlar için ağ güvenliği ve yönetimi çözümleri sunan Arbor Networks, servis sağlayıcıların yanında kurumsal alandaki faaliyetlerini arttırmayı hedefliyor.



Haber: Yasemin Saygı

2000 yılından itibaren kurumsal ağlar ve servis sağlayıcılar için DDoS saldırılarına karşı gelişmiş koruma çözümleri sunan Arbor Networks, gelişen ekonomisi ve artan çevrimiçi çalışma eğilimi nedeniyle 2013 yılında Türkiye’de ilk temsilciliğini açtığını duyururken Türkiye’ye yapılacak yatırımlarını da arttırıyor. 13 yıldır güvenlik ve şebeke analizi sektöründe var olan Arbor Networks, dünyada 107 ülkede faaliyet gösteriyor.

“TÜRKİYE’DEKİ EKİBİMİZİ BÜYÜTMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Arbor Network Türkiye Temsilcisi Serhat Atlı, gelişen ve büyüyen kuruluşlar için internet bağlantısı, elektrik, su kadar temel bir gereksinim haline geldiğini belirtirken şunları söylüyor: “Ancak onların İnternet bağlantılarını tehdit eden DDoS saldırıları giderek artıyor ve daha da karmaşık hale geliyor. Bu saldırılara karşı dünya çapında çözüm sunan Arbor, Türk şirketlerini DDoS saldırılarının azaltılması ve güvenlik önlemlerinin artırılması için desteklemek üzere Türkiye'de temsilciliğini açtı.”

2013 yılındaki saldırılara bakıldığında Türkiye’nin EMEA bölgesinde en çok saldırıya hedef olan ülkeler arasında Fransa ve İsviçre’den sonra üçüncü sırada, saldırılara kaynak olan ülkeler sıralamasında ise dünyada ilk onda yer aldığını belirten Serhat Atlı, Türkiye yatırımları ile ilgili şunları kaydediyor:

“Tüm bu veriler gösteriyor ki, Türkiye’de siber saldırılarla mücadele alanında bir ihtiyaç var. Bu nedenle 2007 yılından beri faaliyet göstermemize rağmen 2013 yılında Türkiye’de Arbor Networks temsilciliğini açmaya karar verildi. Bundan sonraki süreçte ise Türkiye ekibimizi ihtiyaçlar doğrultusunda büyütmeyi hedefliyoruz.”


Arbor Network Türkiye Temsilcisi Serhat Atlı

“ATLAS ÇÖZÜMÜ KURUMLARA REKABET AVANTAJI SAĞLIYOR”

Arbor Networks’ü rakiplerinden farklılaştıranın trafik ve saldırı verilerini Arbor'un Güvenlik Mühendisliği ve Müdahale Ekibi olan ASERT ile anonim olarak paylaşmayı kabul etmiş 300’ün üzerinde servis sağlayıcısı tarafından yürütülen ortak bir çalışma olan internet izleme sistemi ATLAS (Active Threat Level Analysis System) olduğunu belirten Serhat Atlı, ATLAS ile ilgili şu bilgileri veriyor: “Bu verilerle birlikte Arbor'un küresel sanal sunucu ağından toplanan bilgiler, zararlı yazılım / saldırı aracı araştırmalarından toplanan veriler ve üçüncü taraflara ait güvenlik kuruluşlarından alınan bilgiler harmanlanıyor. ASERT bütün bu bilgileri analiz ederek, güvenlik topluluklarına tehditlerle ilgili olarak toplanan istihbarat bilgilerini ve müşterilerimizin en yeni tehditlere karşı korunmasına yardım edecek şekilde Arbor ürünleri içinden kullanılabilecek istihbarat akışını sağlıyor. Arbor müşterileri hem mikro ölçekte kendi ağlarını de makro ölçekte küresel İnternet trafiğini bir arada görebildikleri için, ATLAS aracılığıyla sunulan ağ ve güvenlik bilgileri onlara önemli bir rekabet avantajı elde ediyor. Bu benzersiz avantaj sayesinde Arbor, İnternet altyapısını ve hizmetlerini tehdit eden DDoS, zararlı yazılımlar, yararlanmalar, kimlik avları ve ağ saldırıları hakkında güçlü istihbarat sağlayabilecek şekilde konumlandırılmıştır.”

300’ün üzerinde servis sağlayıcı ile oluşturdukları yapıyı kurumsal alanda da kurmak istediklerini belirten Serhat Atlı, yaklaşık 1,5 yıldır kurumsal pazara yönelik çözümler sunduklarını ve her geçen gün ürün portföylerini de geliştirdiklerini ifade ediyor. Servis sağlayıcılarla elde ettikleri deneyimin yanı sıra Arbor Networks olarak geliştirdikleri tüm sistemlerin bir ekosistem içinde çalışabilmesinin de kurumlara bir avantaj getirdiğini vurgulayan Serhat Atlı, kurumların servis sağlayıcısından bağımsız olarak koruma çözümü almalarındansa servis sağlayıcısının deneyiminden ve kapasitesinden faydalanmanın her zaman daha doğru bir güvenlik çözümü olduğunu tavsiye ettiklerini söylüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

“Artık birçok mobil cihaz, bazı dizüstü bilgisayarlar kadar güçlü. Mobil evrendeki kötü amaçlı yazılım sorunu gerçek ve geniş ölçekli kötü amaçlı yazılım kullanımı kablosuz ağ kaynakları üzerinde yıkıcı bir etkiye yol açabilir. Mobil teknolojilerin değişme hızı ve artan mobil ağ bağımlılığı düşünüldüğünde, mobil operatörlerin rekabetçi kalmak için altyapılarını yükseltmeleri gerekiyor. Aynı zamanda, kendilerini ve müşterilerini korumak için tehdit algılama ve izleme çözümleri kullanmalılar.”




0 Yorum

Yorum Yap