"TÜKETEN DEĞİL ÜRETEN TÜRKİYE"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu çerçevesinde gelişen 4,5G teknolojisinde yerli ürün kullanımı, BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan’ın, “Tüketen değil üreten Türkiye” söylemi ile hayata geçecek.



“TÜKETEN DEĞİL ÜRETEN TÜRKİYE”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu çerçevesinde gelişen 4,5G teknolojisinde yerli ürün kullanımı, BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan’ın, “Tüketen değil üreten Türkiye” söylemi ile hayata geçecek.

4,5G ihalesinde yerli üretim şartının getirilmesi gözleri bilişim sektörüne çevirdi.  Nisan ayında kullanıma girecek olan 4,5G için firmalar alt yapı çalışmalarına başladı. Rekabetin yaşanacağı bu dönemde, Türkiye’nin bilişimde cazip pazar haline geleceği öngörülüyor. Yerli üretim şartıyla istihdamın artması beklenirken, yazılım pazarının büyüyeceğine dikkat çekiliyor. Tüm bu gelişmelerin ekonomiye katkı sağlayacağına inanılırken, bilişim sektörünün ekonominin lokomotifi olacağı öngörülüyor. 

4,5G yetki belgesi imza töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, işletmecilere 4,5G şebekelerini inşa ederken yerli ürün kullanma ve ürün alma zorunluluğu getirilmiş olmasının kendisini heyecanlandırdığını belirtti. Bu kapsamda 4,5G teknolojisi tabanlı baz istasyonlarının tamamen Türkiye’de geliştirileceğini belirten Erdoğan, elektronik haberleşme sektöründe yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin yaşadığı büyük atılımın en bariz örneği olduğunu söyledi. 4,5G ve en kısa sürede geçmeye hedeflenen 5G altyapılarının gerçekten çok önemli olduğuna değinen Erdoğan, Ulak projesinin ülkeye 5 milyar dolar katkı sağlaması beklendiğini kaydetti. 

“ALTYAPI 6 ŞERİTLİ OTOBAN HALİNE GELDİ”

Elektronik haberleşme sektörünün çok hızlı bir gelişim ve değişim sürecinden geçtiğine değinen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Fatih Sayan, “Elektronik haberleşme sektörünü, biraz daha geniş anlamda düşünecek olursak, bilgi teknolojilerini diğer sektörlerin de gelişim ve değişiminin anahtarı olarak görmemiz gerekiyor” dedi. Sayan, şunları söyledi:

“Bizim için bu süreç sadece bir ihale değil, vatandaşlarımızı en son iletişim teknolojisi ile buluşturmak için atılan önemli bir adımdır. Bu ihale neticesinde örnek vermek gerekirse adeta tek gidiş, tek geliş yol şeklinde olan mobil haberleşme altyapısı, artık 6 şeritli bir otoban haline gelmiş durumdadır.”

“NİTELİKLİ PERSONEL İSTİHDAM ORANI YÜZDE 50 ARTTIRILDI”

Şartnamede yapılan değişiklikle daha ileri teknolojilere geçişin önünün açıldığını bildiren Sayan, teknolojiyi tüketen değil, üreten Türkiye olma yolunda önemli bir adımın atıldığının altını çizdi. Ar-Ge merkezlerinde nitelikli personel istihdam etme zorunluluğu 4,5G için yüzde 50 oranında artırılarak 750 kişiye çıkarıldığını belirten Sayan, sözlerine şunları ekledi:

“İlk defa 4,5G yetkilendirmesi ile işletmecilerin şebekelerine yapacakları nitelikli yatırımlarının, kademeli olarak yüzde 45 oranında yerli malı belgesine sahip ürünlerden karşılaması yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yükümlülükle, sektörün yerli ürün geliştirme konusunda çok daha fazla teşvik edilmesi ve yerli ürün ekosisteminin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu şekilde hem milli kaynaklarımızın yurtdışına çıkmasının önüne geçilecek hem de elektronik haberleşme alanında dünyada üretici pozisyonunda önemli biri olmak için adımlar atılmış olacaktır.”

“YENİ SEKTÖR VE HİZMETLER OLUŞACAK”

EVAM BUSİNESS DEVELOPMENT AND SALES MANAGER ÖZLEM AYAR

İnternetin ve mobil cihazların hayatımıza girmesi, alışkanlıklarımızdan sosyal hayatımıza, iş yapış biçimimizden eğlence anlayışımıza kadar birçok şeyi değiştirmekle kalmadı, bu değişimlerle beraber birçok sektörün ortaya çıkmasına, yeni şirketler ve ortaklıkların kurulmasına ve ciddi bir iş hacmi oluşmasına ön ayak oldu. Yakın zamanda ülkemizde geçişi gerçekleştirilecek olan 4.5G teknolojisi, kullanıcılarına IP tabanlı doğası sayesinde daha hızlı mobil internet, daha fazla veri hacmi ve düşük gecikme süresi sunacak.

Kullanıcıların multimedya (video, müzik vb. ) deneyiminin zenginleştirilmesinin yanı sıra, 4.5 G ile bulut hizmetlerinden akıllı şehir ve ev altyapılarına, mobil eğitim hizmetlerinden mobil sağlık hizmetlerine bir çok alanda daha zengin ve daha verimli kullanıcı deneyimi mümkün hale gelecek. Bu ilerlemeler sayesinde, kullanıcıların işleri ve aktiviteleri başta olmak üzere gündelik alışkanlıkları ve yaşam standartları iyileşecek. Uzun vadede iş hayatındaki birçok sektörün dönüşüm geçirmesi, yeni sektörlerin ve hizmetlerin oluşması anlamına gelecek. 

4.5G ile gelişecek kullanıcı alışkanları ve altyapı, şirketleri kullanıcı davranışlarını anlamak, artan veri hacmini daha verimli kullanabilmek ve kullanıcı memnuniyetini sürdürmek konularında daha rekabetçi olmaya zorlayacak. Bu konularda mevcut çözümlerin daha etkin ve verimli kullanılması da temel bir hedef haline gelecek.  Hali hazırda ve bankacılık/finans, e-ticaret siteleri ve GSM operatörlerinde olduğu gibi Türk Telekom'da da kullanılmakta olan EVAM Stream Analytics çözümü, yakın dönemde bu alanda daha da yoğun ihtiyaç duyulacak en önemli çözümlerden biri.

 “REKABETTE ÖNE GEÇEBİLECEK”

Yüksek veri akışı altında gerçek zamanlı olay işlemeyi ve olaylara gerçek zamanlı aksiyonlar almayı mümkün kılan yapısı sayesinde EVAM Stream Analytics çözümü, müşterilerin internet kullanımı, alışkanlıkları, hizmet tercihleri ve diğer aktivitelerini şirketlerin kullanabileceği birer veri haline dönüştürüyor.  Time-to-market kavramının öneminin giderek artacağı iletişim sektöründe, kullanıcılar, fikirlerini ve iş ihtiyaçlarını sürükle/bırak yöntemlerle kolayca tasarlayıp devreye alabildiği EVAM Stream Analytics çözümünü daha yoğun kullanarak, rekabette öne geçebilecek. EVAM Stream Analytics kullanıcıları, pazar payı, karlılık, müşteri memnuniyeti, satış ve verimlilik artışı sağlayan senaryoları 4.5G altyapısı için de  kolaylıkla tasarlayabilecek.

Başarı, verimlilik ve üretkenlik için verinin en değerli olduğu anda, yani oluştuğu anda akıllı aksiyonlar almak için kullanılması prensibini esas alan EVAM Stream Analytics çözümü, müşteri hareketlerinin yanısıra; sensor, probe gibi başka bir çok kaynaktan da gerçek zamanlı

veri dinlemeye; gelen veriyi başka harici kaynaklardan gerçek zamanlı olarak enginleştirmeye ve akıllı aksiyonlar almaya olanak tanıyor; müşteri ve olay odaklı bu yaklaşımla müşterileri bıktırmadan, yalnızca anlamlı durum ve zamanlarda etkileşim kuruluyor.

Avea kuluçka merkezinde olgunluğa kavuşarak, zaman içinde hem Türkiye'de hem uluslararası arenada kendini ispatlayan ve bugün artık Türkiye'nin teknoloji anlamında gururu haline gelmiş EVAM Stream Analytics ürünü, 4.5G altyapısıyla beraber, hem yurtiçindeki ve yurtdışındaki müşterilerine başarı hikayeleri yazdırmayı hem de uzun vadede ülkemize katkı sağlamayı hedefliyor. EVAM çözümünün bugünlere gelmesindeki katkılarından dolayı müteşekkir olduğumuz Türk Telekom Grubu'na, 4.5G geçişi hedeflerinde de katkı sağlamaya devam edeceğimize inanıyoruz.

Başarı, verimlilik ve üretkenlik için verinin en değerli olduğu anda, yani oluştuğu anda akıllı aksiyonlar almak için kullanılması prensibini esas alan EVAM Stream Analytics çözümü, müşteri hareketlerinin yanısıra; sensor, probe gibi başka bir çok kaynaktan  da gerçek zamanlı veri dinlemeye; gelen veriyi başka harici kaynaklardan gerçek zamanlı olarak zenginleştirmeye ve akıllı aksiyonlar almaya olanak tanıyor; müşteri ve olay odaklı bu yaklaşımla müşterileri bıktırmadan, yalnızca anlamlı durum ve zamanlarda etkileşim kuruluyor.

“TÜRKİYE’DEN DÜNYA ÇAPINDA EN AZ BEŞ ŞİRKET ÇIKAR”

YASAD Başkanı Doğan Ufuk Güneş

4,5G ihale şartnamesinde yerel ürün kullanımı ile ilgili getirilen şartın 3 GSM operatörünün ekosistemini genişleteceğini bildiren Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Başkanı Doğan Ufuk Güneş, strateji doğru kurulursa Türkiye’den de Instagram, WhatsApp gibi dünya çapında 5-10 şirket çıkabilir” dedi.

“EKONOMİNİN MOTORU YAZILIM SEKTÖRÜ”

Türkiye’nin bilişimde cazip pazar haline geleceğini ifade eden Güneş, “4.5G ile şu anki internet hızları en az 100 kat artacak. Avrupa şu anda 4G teknolojisini kullanıyor ama biz bunun bir ileri seviyesini ihale ettik. 4.5G hem bireylerin hayatlarını hem de kurumların iş yapış şekillerini değiştirecek” şeklinde konuştu.  Güneş, 4.5G ile yazılım sektörünün ekonominin motoru olacağının altını çizdi. Güneş, sözlerine şöyle devam etti:

“Sektörün yeni döneme hazırlanmasına yardım etmek gerekiyor. Bunun için de destekler gerekli. Sermayedarlar olmalı ki ya mevcut işe yatırım yapsın ya da yeni fikirleri desteklesin. Girişim sermayesi fonlarının önünün açılması gerekiyor. Belki Nasdaq’taki gibi bir teknoloji endeksi oluşturulabilir. Hintliler 50 milyar dolarlık yazılım satıyor. Biz de 10 yıl içinde Türkiye’yi bölgesel merkez haline getirebiliriz. 4.5G için en önemli şey istikrar. İstikrar ortamı sürerse, ülkeye yatırım artar. Böylece 10 yıl içinde minimum 1 milyon genç iş bulabilir. Strateji doğru kurulursa Türkiye’den de Instagram, WhatsApp gibi dünya çapında 5-10 şirket çıkabilir”

“PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ 3 KATINA ÇIKAR”

İhale şartnamesinde yerli ürün kullanım şartının getirildiğini hatırlatan Güneş, “Şu anda Türkiye’de 3 milyon KOBİ var ve bunların yüzde 60’ı bilişimden yararlanmıyor. Bilişim yatırımına para ayırmıyor. Ama 4.5G ile bulut teknolojisinin gelişmesiyle kullandığı kadar para ödeyeceği bir sistem kurulmuş olacak” dedi. Böylece 4.5G ile şu anki yazılım pazarının büyüklüğünün en az 3 katına çıkarak 18 milyar dolara ulaşabileceğini söyleyen Güneş, daha önemli olanın KOBİ’lerin iş yapış şekillerinin değişerek ekonomiye katkılarının artacağını vurguladı. Güneş, “Hızlı altyapı ekonomiyi canlandıracak. Yazılım sektörü olarak onlara bütün teknolojisi hazır bir gemi sunacağız onlara sadece gidecekleri seyahati planlamak kalacak” diye konuştu.

Güneş, yazılım sektörünün mobil eğlence, akıllı şehir, sağlık ve eğitim uygulamaları geliştireceğini kaydeden Güneş, “ Petrol zengini Teksas’ın ABD ekonomisine katkısı 1.8 trilyon dolarken, Kaliforniya’nın katkısı 3.6 trilyon dolar. Çünkü Kaliforniya bilişimin merkezi. Bunun için biz diyoruz ki, teknoparklar için yer aramayın, bütün Türkiye teknopark olmalı. Ayrıca yerinde Ar-Ge için çalıştırılması gereken mühendis sayısı 30’a indirildi. Ama bilişim şirketleri için 5’e inmeli. Nesnelerin internetinden bahsediyoruz, bir süre sonra her şeyin interneti diyeceğiz. İlkokuldan itibaren kodlama dersi koyulmalı. ABD ve Avrupa bunu yaptı. Bütün bunlar için geç kalmamalıyız. Ayrıca Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Yazılım Strateji Belgesi hazırlıyor. Son rötuşları yapıyor” dedi.

“YERLİ ÜRETİMİ DESTEKLEMEK SEKTÖRÜ BÜYÜTÜR”

NAR TEKNOLOJİ A.Ş. GENEL MÜDÜRÜ HALİL ÖZTÜRK

Türkiye’nin ilk yerli bilgisayarını üreten marka olarak her zaman yerli üretimin öncüsü ve destekçisi olduk. İstediğimiz şartlar oluştuğunda ( ar-ge desteği) biz üretime hazırız.

Türkiye’de 3G kullanımı yaygın olarak şehir merkezlerinde sorunsuz olarak kullanılmaktadır. Şehir dışına çıkıldığında 3G kullanımın verimliliği düşmektedir.

4G, 4,5G ( LTE A) 1 Nisan 2016’dan itibaren kullanılmaya başlanılacaktır. Hali hazırda yurtdışında kullanılan 4G birim maliyeti, 3G’ye göre iki katından daha fazladır.

4,5G’nin Türkiye de kullanılmaya başlanması yani servis sağlayıcıların hazır olması 2016 sonunu bulacağını düşünüyoruz.

Yerli üretimde işlemci ve mainboard üretimi şuan için mümkün değildir. Ürün dizaynı, montaj, işletim sistemi ara yüzü, Türkiye’ye uygun özel uygulamalar yapabiliriz.

Uzun vadede işlemci ve mainboard ile ilgili çalışmalar yapılabilir, özellikle mainboard tasarımı konusunda çalışmalar yapılmaktadır.

Türkiye’nin ilk yazılım fabrikasını kurduk. Sosyal medyada kullanıcılarımızdan gelen istekleri değerlendirerek kullanıcı dostu aplikasyonlar geliştiriyoruz. Yazılım fabrikamızda android yazılım mühendislerimiz tarafından ara yüz çalışması yapılmaktadır. Yaşlılar, çocuklar ve engelliler için özel uygulamalar üzerinde çalışıyoruz. Escort Joye olarak 4G’li ürünümüz ( hafif,ince,(mp flash selfieli) ürünümüzü kısa süre içerisinden müşterilerimizin beğenisine sunacağız. 4,5G’li ( LTE A) üst seviye ürünümüzü Nisan ayında müşterilerimizin beğenisine sunacağız.

Yerli üretimin desteklenmesi her sektörü geliştirir ve iyi yönde etkiler. Bizim gibi yerli üreticilerin 4,5G ürünleri piyasaya sundukça teknolojinin kullanılması yaygınlaşır ve sektör büyüyerek gelişir. Yeni teknolojiler bilişim sektörü dışında eğitim, sağlık ve güvenlik gibi farklı sektörlere de hareket getirir. Örnekler vermek gerekirse, doktor hastanın ayağına gitmeden 4,5G teknolojisi ile hastayı rahatlıkla muayene edebilir, acil durumlarda hızlı kararlar verebilir. Eğitimde de  evlerinde ve işyerlerinde hızlı olarak 4,5G teknolojisini kullanarak sanki sınıftaymış gibi eğitimlerine okula gitmeden devam edebilirler.

  “TELEKOMÜNİKASYON PAZARI HIZLI BÜYÜYECEK”

DEFNE TELEKOMÜNİKASYON CEO’SU OĞUZ HALİLOĞLU

2015’in Ağustos ayında 4.5G lisans ihalesinin gerçekleşmesiyle Türkiye telekom pazarında ciddi bir canlanma başladı. Bu devletin gelirlerini arttırdığı gibi ekonomik büyümeyi de hızlandıracaktır.

2016’da 4.5G’nin uygulamaya girmesiyle mobil internet 10 kat daha hızlı hale gelecek. Aboneler yenilikçi çözümler sayesinde ellerindeki akıllı mobil cihazlarla her türlü sağlık, eğlence, bankacılık, eğitim hizmetine ve videoya daha hızlı ve kaliteli bir şekilde ulaşabilecekler. Bu yenilikçi uygulamaları geliştiren Defne gibi teknoloji firmaları da bu ivmeden faydalanacaklardır.

Son yıllarda pek çok ülkede pazarın doyuma ulaşması ile telekom sektörü nispeten durağanlaştı. Yeni ve sektörü büyütecek çözümler ve uygulamalar pazara ancak yeni teknolojilerin girmesiyle mümkün oluyor. Türkiye’de 4.5G lisanslarının verilmesi ve çok yakın bir gelecekte de uygulamaya geçecek olması, Türkiye’de telekomünikasyon pazarının ciddi ve hızlı bir büyüme kaydetmesini sağlayacak.

“ÜRETEN EĞİTİM SİSTEMİNİ DESTEKLİYORUZ”

Bilişim sektöründeki kalifiye eleman ihtiyacını gidermek ve nitelikli eleman üreten eğitim sistemini desteklemek amacıyla Defne Akademi’yi hayata geçirdik. Defne Akademi ile telekomünikasyon sektöründeki 20 yıllık global tecrübemizi ve teknik birikimimizi bu alanda uzmanlaşmak isteyen üniversite öğrencileriyle paylaşmayı ve ortak projelere imza atmayı amaçlıyoruz. 

Defne Akademi bünyesinde üniversitelerle işbirliği yaparak elektrik-elektronik ve bilgisayar mühendisliği fakültelerinde okuyan lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle yazılımını yaptığımız projelerde ihtiyaçlarımıza göre ortak çalışma modeli geliştirmeyi planlıyoruz. Defne Akademi’de görev alan öğrenciler çalışmalarını tez ve staj olarak da kullanabilecekler. Biz de stajyer ve yeni mezun iş alımlarında önceliği Defne Akademi’de birlikte çalıştığımız öğrencilere vermeyi hedefliyoruz.

Defne Akademi ile üniversitelerle yapacağımız işbirliğinden beklentimiz hem öğrencilere uygulamalı eğitim imkanı sağlamak, hem akademik bilginin ticari değere dönüşmesine aracılık etmek, hem de sadece Türkiye için değil tüm dünyada kullanıma hazır teknolojileri daha verimli, daha çevik üretmek. Böylece Türkiye bilişim sektörünün yeni nesil teknolojilerin üretiminde ve global uygulanmasında daha etkili bir oyuncu olarak öne çıkmasını arzu ediyoruz.

 

 

 

 

 




0 Yorum

Yorum Yap