2015 BİLİŞİM SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİNİ BELİRLEDİ

2015 BİLİŞİM SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİNİ BELİRLEDİ

Elektronik haberleşme sektöründe yaşanan son gelişmeler, Türkiye’de teknoloji alanında yapılan atımların önemini gösteriyor. Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin 2015 Yılı İkinci Çeyrek Pazar Verileri Raporu da, sektörel olarak Türkiye’nin önemli bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koydu. Bu potansiyeli gören gerek yurt içi gerekse yurt dışı firmalar, birçok projeyi hayata geçirmeye başladı.



2015 BİLİŞİM SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİNİ BELİRLEDİ

Elektronik haberleşme sektöründe yaşanan son gelişmeler, Türkiye’de teknoloji alanında yapılan atımların önemini gösteriyor. Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin 2015 Yılı İkinci Çeyrek Pazar Verileri Raporu da, sektörel olarak Türkiye’nin önemli bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koydu. Bu potansiyeli gören gerek yurt içi gerekse yurt dışı firmalar, birçok projeyi hayata geçirmeye başladı.

Bunun yanı sıra son çıkan akıllı telefonlar, 4,5 G ihalesinin tamamlanması ve yetkilendirme belgelerinin verilmesi, 4,5G’de yerli üretimi ve kullanımı şartı, 5G’ye atılan adımlar, siber güvenlik ve veri saklama ile ilgili endişeler sektörün daha da büyüyeceğinin göstergesi oldu. Tüm bu yaşananlar neticesinde 2015 yılı bilişim sektörüne yön verdi. 

“4.5G İLE ÇAĞ ATLAMAYA HAZIRLANIYORUZ”

VODAFONE TÜRKİYE CEO’SU GÖKHAN ÖĞÜT

Vodafone Türkiye olarak, yatırım ve büyüme hedeflerimiz açısından başarılı bir yılı geride bırakıyoruz. 30 Eylül 2015 ile biten 2015-2016 mali yılımızın ilk yarısı, özellikle genişbant yatırımlarını hızlandırdığımız, ülkemizi mobil iletişimde yeni bir aşamaya taşıyacak olan ve frekans bedeli olan KDV dahil 918 milyon Avro’yu peşin ödediğimiz 4.5G için hazırlıklarımıza heyecanla başladığımız bir dönem oldu. Bu dönemde şebeke yatırımları ve 4.5G hazırlıklarını kapsayan 589 milyon TL’lik yatırımla, Türkiye’ye olan güvenimizin göstergesi olan yatırım programımızdaki kararlılığımızı istikrarlı bir biçimde devam ettirdik.

Son dört yılın en yüksek yarıyıl toplam geliri olan 4,4 milyar TL’ye ulaştık. Böylece, toplam mobil gelir pazar payımızı tarihimizin en yüksek seviyesi olan yüzde 35,9’a çıkardık. Diğer yandan, toplam 814 bin net abone kazanarak mobil telekom pazarında “en çok net abone kazanan operatör” olduk. Bugün itibariyle toplam 21,6 milyon aboneye hizmet veriyoruz. Bu sonuçlarla, Türkiye pazarındaki 10. yılımızı kutlayacağımız 2016’ya iyi bir başlangıç yapacağımıza inanıyoruz.

Hem sektörümüz hem de ülkemiz, 4.5G ile Nisan 2016 itibariyle mobil iletişimde çağ atlamaya hazırlanıyor. Biz de Vodafone Türkiye olarak 10. yaşımızı 4.5G gibi büyük ve anlamlı bir yatırımla taçlandıracak olmanın heyecanı içindeyiz. 4.5G ihalesi, satın alma ve 3G sonrası Türkiye pazarına yaptığımız üçüncü büyük yatırım niteliğini taşıyor. Dünyada 5 kıta ve 12 ülkede 4.5G hizmeti veren bir operatör olarak, tüketicinin ihtiyacını biliyoruz. Dolayısıyla, bugünün teknolojisiyle en hızlı, en kapasiteli ve en yaygın 4.5G hizmetini, aldığımız bantlarla 1 Nisan 2016 itibariyle sunacağız. Global deneyimimizden aldığımız güçle Türkiye’de de çıtayı yükselteceğimize inanıyoruz.

“2015 YILINDA YÜZDE 15’LİK BÜYÜME”

ESET TÜRKİYE CEO’SU ALAIN SORIA

Teknoloji ve bilgi güvenliği sektörü olarak 2015 yılını hareketli geçirdiğimizi söyleyebiliriz. Özellikle kurdaki dalgalanmaların sektörü oldukça dinamik tuttuğunu, anlık ve duruma göre hareket etme yeteneğini geliştirdiğini ifade edebilirim. Sektörle birlikte ESET olarak biz de hareketli bir yılı geride bırakıyoruz. Bu yıl hem kurumsal alanda hem de bireysel müşterilerimize yönelik yeni ürünlerimizi müşterilerimizle paylaştık.

 

İş sonuçları açısından yaklaştığımızda, inişleri ve çıkışlarıyla firma olarak dengeli sayılabilecek bir yıl geçirdik.  Dijital güvenlik ürünlerinin, bugün her firma ve herkes açısından vazgeçilmez bir ihtiyaca dönüşmüş olması, antivirüs ürünlerine yönelik ilgiyi canlı tutuyor. 2015 yılını yüzde 15 büyüme ile tamamlamayı planlıyoruz.

Yeni ürün lansmanlarımızın yanı sıra 2015 yılının belki de bizim açımızdan en anlamlı çalışması, güvenlik konusundaki farkındalığın yükselmesi için düzenlediğimiz organizasyonlar oldu. Teknolojideki hızlı gelişmelere paralel olarak dijital dünyada zararlı yazılımlar ve bunların türleri ve yetenekleri hızla artıyor, gelişiyor. 2015 yılında zararlı yazılım sayısı 400 milyon adedi aştı. Bu zararlıların neden olduğu saldırı sayısı ise bu rakamın da çok üzerinde.  Saldırı biçimlerine baktığımızda Türkiye’de 2015’de yoğun olarak Phishing yani oltalama saldırılarının öne çıktığını söyleyebiliriz. Bu konuda şifre-fidye yazılımı Cryptolocker, açık ara önde gidiyor.

“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE YATIRIM YAPIYORUZ”

TURKCELL GENEL MÜDÜRÜ KAAN TERZİOĞLU

Yılın 3. çeyreğinde cesur adımlar attıklarını ve bu adımları güçlü finansal ve operasyonel sonuçlarla taçlandırdıklarını anlatan Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “Uluslararası piyasalarda Türkiye ve Turkcell’e olan güveni bir kez daha kanıtladığımız çok başarılı bir dönem oldu” dedi. Yılın ilk 9 ayında kaydedilen yüzde 5,5 büyüme ve yüzde 32,7 FAVÖK marjı dikkate alarak, 2015 FAVÖK hedeflerini yükselttiklerini anlatan Terzioğlu, “Bu doğrultuda, 2015 için daha önce yüzde 31-32 olarak öngördüğümüz FAVÖK marjı hedefimizi yüzde 32-32,5 seviyesine artırıyor, yüzde 6-9 olan gelir büyümesi hedefimizi Turkcell Türkiye için yüzde 10, Turkcell Grup seviyesinde yüzde 6 olarak güncelliyoruz” diye konuştu.

Turkcell’in yeni vizyonu ve bu kapsamda atılan stratejik adımların piyasalarda da karşılığını bulduğuna

“Kullanım hakkını elde ettiğimiz frekansların değeri, önümüzdeki dönemde çok daha iyi anlaşılacak. 4.5G’de Taşıyıcı Birleştirme Teknolojisi ile önce 3 spektrumu birleştirerek 375 Mbps hıza ulaşacağız ama orta vadede gerçekleşmesini beklediğimiz 4 taşıyıcı teknolojisi, elde ettiğimiz bu frekanslarla bizi 5G’nin de lideri yapacak. Türkiye, cep telefonunda 1000 Mbps’yi ilk kez Turkcell ile görecek. Bu, ‘kablosuz fiber’ hızı demek. Hem bireysel hem de kurumsal kullanımda müthiş fark olacak. Türkiye’nin geleceğine yaptığımız bu yatırımlarla ekonomiye en büyük katkıyı yine Turkcell gerçekleştirmiş olacak.”

“2015 ETKİN VE VERİMLİ BİR YIL OLDU”

TÜRKKEP GENEL MÜDÜRÜ YÜKSEL SAMAST

2015 yılında e-dönüşüm sürecinde çok sayıda önemli gelişme yaşandı. TÜRKKEP olarak, çok yoğun çalışmamızı gerektiren dönemler geçirdik. Her zaman müşterilerimizin işlerini daha kolay ve hızlı hale getirecek yeni çözümler sunmanın peşinde olduğumuz, hem bizim hem de müşterilerimiz için verimli bir yıl geçirdik.

Kayıtlı Elektronik Posta (KEP), E-İmza, E-Fatura ve E-Defter alanlarındaki uygulamaların ve farkındalığın artmasıyla ve kapsam genişleten ilave düzenlemelerin de yapılmasıyla 2015 yılı beklenenden daha etkin ve verimli bir yıl olmuştur. Ülkemizde on binlerce şirket, kurum ve kuruluş KEP, E-imza, E-fatura ve E-Defter kullanmaya başlamıştır.

Bütün bu gelişmeler, e-dönüşüm sürecinde ülke olarak hız kazanmamızı sağladı. Kurumlar çeşitli ihtiyaç ve zorunluluklardan dolayı da olsa e-dönüşüm hizmetlerinden yararlanmaya başladıklarında, kısa sürede fayda ve kolaylıklarını görüyor ve bir sonraki adıma geçmeyi, benzer bir hizmet ya da çözümden yararlanmayı kendileri ister hale geliyorlar. Bazı kurumların ise kendileri zorunluluk kapsamında olmasa da, iş yaptığı kurumlar e-dönüşüm hizmetlerinden yararlandığı için işlerini kolaylaştırmak amacıyla bu hizmetlerden istekli bir şekilde gönüllü olarak yararlandığını görüyoruz.

Tüm bu e-dönüşüm hizmetleri şirketlerin iş gücü, fiziksel arşiv, posta, kargo, kırtasiye ve işçilik masraflarından önemli oranlarda tasarruf etmesini sağlıyor. E-dönüşümün en önemli faydaları arasında kâğıt tüketiminin azaltılmasını sağlayarak, doğanın korunmasına katkı sağlaması, her yıl ülkemizdeki on binlerce ağacın kesilmesini engellemesi sayılabilir.

“SEKTÖRE CİDDİ BİR CANLILIK GELDİ”

QUALCOMM TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ BARIŞ RUACAN

2015 yılı, özellikle ana ihracat pazarımız olan AB bölgesinde halen kalıcı bir büyümenin sağlanamamış olması, çevre ülkelerdeki jeopolitik konular ve ülkemizdeki seçim süreçleri nedeniyle ekonomik anlamda çok hareketli olmadı. Yeni küresel ortamda Türkiye ekonomisini istenilen seviyelerde büyütebilmek için katma değerli ürünler geliştirecek yapısal hamleleri gerçekleştirmek zorunluluğu daha da belirginleşmiş oldu.

Türkiye için telekomünikasyon sektörü açısından ise 2015 yılı hareketli bir yıl oldu diyebiliriz. Qualcomm Türkiye olarak 2015 yılında Türkiye’ye yönelik operasyonlarımız büyüdü. Dördüncü nesil mobil şebekelerin 2015 yılı içerisinde ihale edilmesi ve altyapı yatırımlarının gündeme alınması ile beraber, sektöre ciddi bir canlılık geldi.  Bu sene yapılan frekans ihalesinde gerçekten ciddi miktarda frekans tahsisi yapıldı ve sektör veri genişliği açısından epey rahatlamış oldu. 

Ayrıca akıllı telefon ve tablet bilgisayar pazarında Uzakdoğu kökenli üreticilerin Türk firmaları ile işbirlikleri yaparak sektöre girmesi epey bir hareketlilik yarattı. Ülkemizde 2015’te mobil cihazların kullanımı hızla yaygınlaşmaya devam etti. Mobil cihazlar içerisinde aylık satışların yüzde 90’dan fazlasının akıllı telefon olduğu bir konuma geldik. Qualcomm Türkiye açısından da bu ürünlerin ülkemizde üretilmesi ve geliştirilmesi alanında çalışma ortaklarımızla ciddi işbirlikleri başlattığımız bir yıl oldu diyebilirim.

2015 YILI FARKIL VE HAREKETLİ BİR YILDI”

VMWARE TÜRKİYE ÜLKE MÜDÜRÜ MURAT MEDİÇELER

2015 yılı her yönü ile farklı ve hareketli bir yıldı. 4,5G ihalesinin yapılması sadece telekom sektörüne değil bilişim sektörüne de ciddi bir hareket getirdi. 4,5G’nin olumlu etkilerini 2016’da daha da fazla hissedeceğimize inanıyorum.

Bulut bilişimin öneminin giderek arttığı ve kendine daha fazla kullanım alanı bulduğu bir yıl oldu 2015. Firmalar bulut bilişim konusundaki endişelerini bir yana bırakıp bulutun nimetlerinden daha çok faydalanmaya başladılar. Gerek kamuda gerekse özel sektörde kendi bulutlarını kuran kurumların sayısında artış gözlendi.

Güvenlik açıklarının ve güvenlik çözümlerinin de daha yoğun tartışılmaya başlanması bir diğer sevindirici gelişme.

Tüm bu gelişmeler VMware’in Türkiye’deki iş hacmini ve potansiyelini daha da arttırdı. 2015 VMware açısından büyüme ivmesinin arttığı ve önümüzdeki döneme güvenle bakmamızı sağlayan bir yıl oldu. 

REKABET AVANTAJI İÇİN DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÖNCELİKLENDİRİLDİ”

SOFTWARE AG TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ NİL BAĞDAN

Software AG olarak bizim gözümüzden 2015 yılı, çözüm ve hizmet sunduğumuz kurumların maliyetleri düşürmek, verimliliği artırmak ve yeni dünyada rekabet avantajı kazanmak için değişim ve dijital dönüşümü önceliklendirdikleri, verinin gücünden faydalandıkları bir yıl oldu. Durum böyle olunca biz de ana işimiz olan iş süreçleri mükemmelliği ve dijital dönüşüm konularında kurumlarla, iş ortaklarımızla birlikte çok yakın çalışarak hem stratejilerini belirlemelerine hem de belirlenen stratejileri hayata geçirmelerine ciddi anlamda katkı sağladık.

2015 yılı Software AG Türkiye açısından uzun yıllardır süregelen mainframe yazılımları alanındaki varlığını, açık sistemler tarafında Dijital İş Platformu çözüm ailesine yönelik yazılım ve hizmet gelirlerindeki büyümeyle desteklediği başarılı bir yıl oldu.

“ULUSLARARASI FİRMALAR TÜRKİYE PAZARINA GİRDİ”

ASSECO SEE SATIŞ MÜDÜRÜ MUTLU AKAR

2015 yılı Türkiye ve dünya açısından, önceki birkaç yıl ile kıyasladığımızda, bazı farklılıklar içeriyordu. Çin ve Avrupa başta olmak üzere, özellikle 2015’in ilk iki çeyreğinde ortaya çıkan resesyona yakın ekonomik değerler, Türkiye gibi, küresel piyasaların doğrudan etkisini yaşayan bir ekonomide, ticaret hacminin daralmasına sebep oldu ve bu durum her sektörde olduğu gibi IT altyapı ve çağrı merkezi sektörlerinde de etkisini hissettirdi.

2015 yılı hizmet verdiğimiz sektörler için tabii ki sadece olumsuzlukların yaşandığı bir yıl olmadı. Özellikle çağrı merkezi sektörü önceki senelerde yaşadığı büyüme trendini, bu sene de devam ettirdi. 2015 yılı içerisinde özellikle kamu ve dış kaynak hizmet sağlayıcılarının, büyümenin önderliğini yaptığına şahit olduk. Bu büyüme trendinin dünya standartları düzeyinde istatistiklere ulaşana kadar da devam edeceğine inanıyoruz. Bu yıl içinde önemli uluslararası firmaların, ortaklık yapma ve satın almalarla Türkiye pazarına girdiklerine şahit olduk. Söz konusu yeni oyuncular, finansal güçleri ve sahip oldukları bilgi birikimi ve deneyim sayesinde kısa zaman içerisinde sektörümüze yeni bir ivme sağlayacaktır.

Büyümenin katalizörü olan teknoloji açısından baktığımızda ise, pek çok iletişim kanalının entegre bir şekilde çağrı merkezleri üzerinden yönetilmesi konusundaki yeni teknoloji ve yaklaşımların, iletişimde ve dolayısıyla altyapı alanlarında yaşanan gelişmelerin başını çektiğini söyleyebiliriz.

“BİLİŞİM SEKTÖRÜ İÇİNDE SADECE 6 MİLYAR LİRA YAZILIM SEKTÖRÜNE AİT”

ALTERNATİF MEDYA GENEL MÜDÜRÜ SERDAR KAYAOĞLU

 

Toplam büyüklüğü 70 milyar TL olan bilişim sektörünün sadece 20 milyarı bilgi teknolojileri, kalan kısmı telekom sektörü tarafından oluşturuluyor. Yalnızca 6 milyar TL’lik kısmı yazılım sektörüne ait.

2015 yılı iki seçim, yaz tatili derken genel olarak Nisan ayından beri başlayan bir durgunluk ile geçti. Şimdi 1 Kasım’dan sonra birçok sektör ile beraber bilişim sektöründe de canlanma görülmeye başlamış durumda.  Yani 2015 yılı genel olarak yeni projelerden ziyade mevcut projelerin devamı ve hizmet satışı ağırlıklı olarak geçmiş durumda.  2015 yılı içinde bilişim sektörünün son 10 yıldır çok konuşulan “üçüncü platform”un dört bileşeni olan bulut, büyük veri, mobil ve sosyal medya teknolojileri açısından değerlendirebiliriz.

Bunlardan büyük veri 2014 yılında çok konuşulmuştu 2015 yılından büyük ümitler vardı. Bulut bilişim son 10 yıldır konuşulan konulardan birisi idi, özellikle son iki yıldır kabul görmeye başladı. Ama hala KOBİ’ler ve özellikle eski kuşak yöneticiler tarafından kabul görmemiş durumda. En önemli konulardan birisi ise siber savaşlar ve data hırsızlığı dolayısı ile yerli veri merkezlerimizin ve yerli bulut yapılarımızın artması.

Mobil uygulamalar tarafında ise maliyet avantajından dolayı mobil dostu web siteleri talep gördü. Mobil uyumlu web sitesi (responsive ), mobil uygulama (nativ) ve ikisinin karışımı olan hibrit uygulamalar açısından 2015 yılı daha çok mobil uyumlu siteler tarafında yoğun geçti.  Sosyal medya için 2015 yılı fena bir yıl değildi, Facebook 1,5 milyar kişiye ulaştı, Twitter videoyu da platformuna kattı, doğrudan canlı yayın artık kurumsal firmaların uygulamalarından Periscope ile bireysele yaygınlaştı. Sosyal medyanın olmazsa olmazı mobil uygulamalar. Sosyal medya ve mobil bir arada gitmekte.

“MOBİL ÖDEMEYE ADIM ATILAN YIL OLDU”

KOBİL TÜRKİYE ÜLKE MÜDÜRÜ ÜMİT YAŞAR USTA

2015 yılı geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi mobil bankacılığın ve mobil ödeme çözümlerinin hızla yaygınlaştığı bir yıl oldu. KOBIL olarak 9 bankanın mobil uygulama güvenliğini ve 1 milyonun üzerinde aktif Android ve iOS telefon ve tabletin güvenliğini sağladık. Mobil bankacılık sektöründe büyüme hızının önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde yüzde 60 – 80’ler civarında olmasını bekliyoruz. Bundan 4-5 yıl önce bankaların 3. parti firmalardan dışarıdan destek aldığı mobil bankacılığın giderek ana kanal haline gelmesi ile 2015’te pek çok banka uygulama geliştirmelerini ve güncellemelerini içeriye, kendi ekiplerine yaptırmaya başladı.

2015 yılı bankaların mobilde farklılık yaratmak istediği, zengin işlem imkanı sunan fonksiyonları uygulamalarına eklediği, mobil ödemeye adım attıkları bir yıl oldu. Pek çok yenilik, farkındalık yaratmak adına mobil uygulamalara entegre edildi. Biyometri ve özellikle parmak izi ile mobil bankacılık müşterilere sunuldu.

İnternet kullanımının yaygınlaşması, mobil telefon kullanım oranlarının artması gibi gelişmeler müşterilerin aldıkları hizmetlere olan bakış açılarını 2015 yılında da değiştirmeye devam etti. Temel bankacılık ve finans işlemlerinin mobil ya da sabit internet üzerinden gerçekleştiren müşteri sayısının yine arttığı bir yıl oldu.

AR-GE FALİYETLERİNE ÖNEM VERİLDİ”

METRİC GENEL MÜDÜRÜ GÖKHAN ARIKSOY

2015 yılında iki önemli seçim yaşadık. Yurtiçindeki bu gelişmelere global ölçekte gelişmekte olan ülkelerdeki büyümenin yavaşlaması, FED’in faiz artırımı ile ilgili beklentilerin yaratmış olduğu baskı gibi dış faktörler eklendi.

2015 yılında yaşanan belirsiz ortam yerli şirketlerden daha çok global firmaları etkiledi. “Bekle gör” stratejisini izlemek zorunda kalan bu firmalarda bu nedenden ötürü yabancı para cinsinden daha az satın alma görüldü. Dolayısı ile yabancı para cinsinden satılan ürünlerin satışında belli bir azalma ya da yavaşlamadan söz edebiliriz bu yıl için.

METRIC’in başarısının arkasında ise araştırma-geliştirme faaliyetleri ile eğitime verdiği önem bulunuyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ar-Ge çalışmalarını düzenli bir altyapı ile yapması, geliştirdiği inovatif çözümlerle sektöre yenilik getirmesi ve Ar-Ge Merkezi bünyesindeki çalışanlarının geliştirdiği projelerle hem şirketin hem de ülkenin gelişimine katkı sağlaması nedeniyle METRIC’e Ar-Ge Merkezi Belgesi verdi.

“ÇOK SAYIDA ENDÜSTRİ VE TEKNOLOJİ TOHUMLARI ATILDI”

POLDY İK SİSTEMLERİ GENEL MÜDÜRÜ KADRİ DEMİR

5G teknolojisi son bir yılda sahneye çıkması ile birlikte, bu teknolojinin gelişmesine yönelik çok sayıda endüstri ve teknolojinin tohumlarının atıldığını görmekteyiz. Bu teknolojilerin en çoğunu nesnelerin internetini mobil olarak bağlandığı cihazlarda görüyor olacağız. Bu teknolojiyi uygulamak için küresel olarak bizleri zorluklar beklemektedir.

5G,  4G’nin devamı niteliğinde olup, yeni bir kavram olarak getirilmiştir. Teknoloji için belirlenen standardizasyon yoktur. Birlikte çalışabilirlik, uyumluluk başlığı altında güncel teknolojilerle ve gelecek yeni teknolojilerin güvencesi ile birden fazla grup küresel standartları belirlemek üzere çalışmaktadırlar.

Neslerin interneti henüz yeni 5G teknolojisinin gelişimi ile birlikte oluşacak yeni endüstriye ihtiyaç duymaktadır. Her cihaz kendine ait gömülü sistem ile benzersiz olarak çalışmaktadır. Fakat mevcut internet altyapısı içinde birlikte çalışabilmesi için gelişmeye ihtiyaç vardır.

Gartner’e göre, 2020 uluslararası veri işbirliği ile neslerin internet üzerinde yaklaşık 26 milyar cihaz olacağı öngörülmektedir. Akıllı şehir sensörleri, ulaşım, endüstriyel otomasyon sistemleri ve yapılacaklar ile birlikte internette tüm dünyada 30,1 milyar cihazın bağlı olarak çalışacağı düşünülmektedir. Bu kadar cihazın bağlı olduğu ortamda yeterli kapasiteyi sağlamak için, hem uygulama ve hem de kullanıcı ihtiyaçlarına bağlı olarak bant genişliğini ayarlamakla mümkün olacaktır.

“2015 YILI YENİLİK VE GELİŞMELERE SAHNE OLDU”

CDT BİLGİ TEKNOLOJİLERİ GENEL MÜDÜRÜ ALPAY GÖĞÜŞ

 

Gerek dünyada gerekse Türkiye’de 2015 yılı hem teknolojik yenilik ve gelişmelere sahne oldu hem de müşteri profilleri açısından gelişme ve değişimlerin yaşandığı bir yıl oldu. 2015 yılının en önemli kazanımları çıkan gelişmiş fonksiyonlu tasarım suite’leri ile fiyat karşılığı alınan değerin yükselmesi olarak tanımlanabilir.

Bu çerçevede gerek tasarım kısmında gerekse gömülü sistemlerde sağlanan gelişmeler pazara hem kullanım için yüksek teknolojileri ve uygun fiyatlı ürünleri getirdi, hem de daha küçük çaplı faaliyetleri olan firmaların bu teknolojilere sahip olma şansını arttırdı. Gelişen gömülü sistemler özellikle otomotiv ve enerji sektörlerinde çok sayıda kullanım alanı buldu. Sektör lideri konumundaki Mentor Graphics ürünleri ise hem dünyada hem Türkiye’de bu gelişmeler paralelinde daha geniş kitlelere ulaşma şansı yakalamış oldu. Kablolama çözümlerinin kullanımında ise tasarımını da Türkiye’de yapan firmalar tarafından büyük artış gözlendi.

CDT Bilgi Teknolojileri olarak 2015 yılında Türkiye pazarında yeni standart ve teknolojilerle ilgili farklı uzmanlıklarla zenginleşen eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunmaya başladık. Bu hizmetlerden biri olan donanım tasarım standardı DO-254 yoğun ilgi gördü ve görmeye devam ediyor. Bu çözümler çerçevesinde hem teknolojileri tanıtmak hem kullanımlarını anlatmak hem de proje özelinde karşılaşılan sorunları giderecek kaynaklara bir noktadan ulaşmak müşteriler tarafından olumlu karşılandı.

“KURUMLAR REKABET ORTAMINA ADAPTE OLMAYA ÇALIŞIYOR”

SYNOLOGY TÜRKİYE ÜRÜN MÜDÜRÜ VOLKAN YİĞİT

Pazara genel olarak baktığımızda, dönüşen dünyada kurumların kendilerini rekabet ortamına adapte etmeye çalıştıklarını, yenilikçi teknolojilerden yararlanmaya başladıklarını görüyoruz. İş sürekliliğini sağlamak ve verimliliği artırmak için doğru çözümlerin kilit noktalarda konumlandırılması, kurumlara avantajlar sağlıyor. Kurumsal ve ev tipi kullanıcılar için sunduğumuz kullanışlı depolama çözümlerimiz, verileri güvenli kıldığı gibi, bu verilere her yerden, istenilen zaman ve istenilen cihazdan erişebilmeyi mümkün kılıyor.

Bununla birlikte Surveilance (Gözetleme) çözümlerimiz ile her tür mekân için benzersiz güvenlik olanağı sağlıyoruz. Tüm bu çözümlerin akıllı telefonlar ile de kolay ve rahat bir şekilde kullanılabilmesi, Synology’nin mobiliteye verdiği önemi ortaya çıkarıyor. Çözümlerimiz işletim sistemi ve marka bağımsız çalışıyor ve bu üstünlük, müşteri memnuniyetini artırıyor. Sunduğumuz yenilikçi çözümler ile veri depolama alanında köklü bir dönüşüme öncülük etmeye devam ediyoruz. Verimli ve kullanışlı bir deneyimi garanti altına alan ürünlerimiz, sahip olma maliyeti, enerji tasarrufu sağlaması gibi avantajlar ile birlikte çevikliği ve gücü de kullanıcıların hizmetine sunuyor. 

“TÜRKİYE’DE VERİ MERKEZİ SEKTÖRÜ HIZLA GELİŞİYOR”

ZENİUM TÜRKİYE ÜLKE MÜDÜRÜ ASLIHAN GÜREŞCİER

Günümüzün küresel ve rekabetçi iş dünyasında veri, “bu yüzyılın petrolü” olarak görülüyor. Gün geçtikçe büyüyen veri hacminin güvenli ve maliyet odaklı bir şekilde depolanması ve verilere anlık erişim sağlanması tüm sektörler için hayati önem taşıyor. Ülkemizde de son dönemde üst seviye ve sürekli büyüyen BT altyapılarına duyulan ihtiyaç her geçen gün daha da artıyor. Son yıllarda giderek önem kazanan ve yaygınlaşan bulut bilişim hizmetleri de kurumların veri merkezi taleplerini artırıyor. Bölgesel bir finans merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul ve çevresine, veri merkezi hizmetleri alanında her geçen gün daha fazla talep geliyor.

2012-2013 yıllarında ortalama yüzde 26,58 oranında büyüyen Türkiye veri merkezi pazarı; Brezilya, Kolombiya ve Arjantin’le beraber dünyada en hızlı büyüyen 5 pazardan biri olarak dikkat çekiyor. Ancak yine de Türkiye’de kaliteli veri merkezi eksikliği dikkat çekiyor. Londra’da bugün yaklaşık 278.000 metrekare sunucu barındırma hizmeti sunulan alan bulunurken Türkiye’de bu rakam yaklaşık 12.000 metrekare. Ülkemizde barındırma hizmeti anlamında, yüzde 60’ı İstanbul ve çevresinde olmak üzere yaklaşık 30 veri merkezi bulunuyor. Ancak bu veri merkezleri çoğunlukla 1000 metrekareden düşük kapasiteleri ile pazar ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamıyor ve çok azı uluslararası standartları karşılayabiliyor.

Zenium Technology Partners olarak şirketlere kendi başlarına yapabileceklerinden çok daha kolay ve uzmanlaşmış veri merkezi hizmeti sunan üçüncü partilerin, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede yaygınlaşması gerektiğine inanıyoruz ve “toptan satış veri merkezi” kavramını Türkiye’ye tanıtan şirket olmaktan gurur ve heyecan duyuyoruz.

 

 

 

 

 




0 Yorum

Yorum Yap